EkonomiFaiz Oranları 'nın İnşaat Sektörüne Etkileri

Faiz Oranları ‘nın İnşaat Sektörüne Etkileri

Faiz oranları ülkemizde son dönemde döviz kurunun da artması sonucu Merkez Bankası tarafından arttırılmıştır. Bu artırımın bir diğer nedeni ve en önemlisi enflasyon oranıdır. Ülkemizde 21. Yüzyılda en büyük atılım gösteren sektör inşaat sektörü olmuştur. Bu makale son dönemde artan faiz oranının inşaat ve gayrimenkul sektörüne olan etkisini ve daha sonra bu etkinin tüketiciye olan yansımasını ele alır.

Öncelikle şu formülü çok iyi bilmemiz gerekiyor:

“Nominal Faiz oranı – Enflasyon = Reel Faiz Oranı”

Bu formülde anlatılmak istenen nominal faiz oranının enflasyon oranından asla küçük olamayacağıdır. Büyük olması demek reel faiz oranının pozitif çıkması yani dış yatırımcının ülkeye döviz getirmesi demektir. Nominal faiz oranını Merkez Bankası belirler. En son belirlenen rakam yüzde 24.75’tir. Yani bu büyük artışın sebebi enflasyon oranının yüksek olması ve ülkemizin dövize ihtiyacı olmasıdır. Peki, bu artış inşaat sektörünü nasıl etkiliyor? Asıl konumuz da burada başlıyor.

Faiz Oranları İle Yatırım Arasındaki İlişki

Faiz oranının artması ile yatırımlar azalır. Bunun temelde iki nedeni vardır. Birinci neden yeteri kadar sermayesi olmayan girişimciler için geçerlidir. Bu girişimci yeterli sermayeye ulaşabilmek için bankadan kredi çekmek ister. Kredi faiz oranının yüksek olmasından dolayı krediden vazgeçer ve yatırımını yapmaz. İkinci neden ise yeterli sermayesi olmasına rağmen yüksek faiz oranının yüksek gelir getirmesi ve böylece bu yatırımcının yatırımından vazgeçip sermayesini bankada mevduat hesabına yatırması olur. Böylece son durumda da yatırım düşer. Yatırım düştüğü için milli hâsıla düşer bunun sonucunda harcanabilir gelirimiz düşer. Gelirimiz azaldığı için yeni dairelere olan talep azalır. Dairesini satamayan müteahhitler gelir kaybı yaşar ve borçlarını ödemekte güçlük çekerler. Bankaya giderek yüksek faiz oranından kredi çekerek borçlarını ödemeye çalışırlar. Ama totaldeki borçları artmış olur. Bunun için daire fiyatlarını arttırırlar ancak talep bu durumda artış göstermez. Böylece 1929 krizindekine benzer bir şekilde efektif talepte yetersizlik oluşmuş olur.

Peki, Çözüm Nedir? (amatör düşünce)

Siyasi iktidar böyle bir durumda ilk olarak enflasyon oranını azaltmak için mücadele etmelidir. Enflasyon oranı düşürülünce Merkez Bankası nominal faiz oranını azaltır. Böylece kredi maliyetleri düşer ve tüketici ev almak için rahatça kredi çekebilir. Talep artışı olur ve müteahhitler evlerini satar. Borçlarını öderler ve yeni yatırımlara girişirler. Sonuç olarak faiz oranı artışı inşaat sektörünü olumlu etkilerken olası bir azalış olumlu yönde etkiler. Ülkemizin ekonomisinde can damarı halini almış olan inşaat sektörünün faiz ile olan ilişkisi bu şekildedir.

Kişisel gelişim ve eğitim yazılarımıza blogumuzdan ulaşabilirsiniz.

Emlak Rehberi

Gayrimenkul Değerleme

Gayrimenkulünüzün ücretsiz değerlemesi için